Çölyak Nedir?

İnsan hayatsal fonksiyonlarını yerine getirebilmek ve yaşamına devam edebilmek için beslenmek zorundadır. Karbonhidratlar, yağlar, proteinler farklı miktarda enerji verirler. Vücut öncelikle karbonhidratları daha sonar da yağları ve proteinleri sindirir. Karbonhidratlar ilk olarak yıkıldığı için öğünlerde olmazsa olmazlardandır. Metabolik rahatsızlıklardan dolayı karbonhidratların yıkımı sırasında problemler olabilir ve bireylerde istenmeyen alerjik ya da farklı tiplerde reaksiyonlar ortaya çıkabilir.

Çölyak Hastalığı Nedir?

Çölyak hastalığı en çok bilinen en yaygın metabolik rahatsızlıklardan birisidir. Çölyak hastalığı ince bağırsağın gluten adlı protein karşı göstermiş olduğu kronikleşen bir alerjik bir hassasiyetidir. Buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi birçok karbonhidrat kaynağının içerisinde yer alan bu protein çeşidi hastaların yaşam standartlarını olumsuz etkilemektedir. Çölyak hastaları tükettikleri yiyeceklere özen göstermek zorundadırlar aksi takdirde vücuda alınan eser miktarda gluten bile zamanında müdahale edilmezse hastaları ölüme kadar götürebilir.

Çölyak Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Her yaşta teşhis edilebilen, alerji olarak nitelendirilen çölyak hastalığı, vücutta birçok mekanizmayı olumsuz etkilediği için belirtileri çok geniş yelpazeye yayılır. Kas zayıflığı kansızlık, dışkıda anormallik, büyük tuvalet ihtiyacı artması, kusma, bezginlik, iştahsızlık, iştahsızlık, sürekli sinirli hissetme durumu, gaz şikâyetleri, ağız ve çevresinde oluşan aftlar başlıca belirtilerindendir.

Çölyak Hastalığı Tedavisi Nedir?

Şu anda çölyak hastalığının tedavisi glutensiz bir diyettir, literatürde yer alan başka hiçbir tedavi yöntemi yoktur. Çok iz miktarda alınan gluten bile bağırsak hasarının nüksetmesine neden olabilir. Tedaviye başlandıktan sonar hastanın yaşına, sağlık durumuna ve çevresel faktörlere bağlı olarak iyileşme süresi değişiklik göstermektedir.

Çölyak hastalığı eğer tedavi edilmezse uzun vadede büyüme geriliğine, kısırlığa, hamile kadınlarda düşüğe, depresyona, kalsiyum eksikliğine, kalın ve ince bağırsak kanserlerine sebep olabilir. Bütün hastalıklarda olduğu gibi erken tanının önemli olduğu unutulmamalı, sürekli tekrar eden şikâyetlerde doktora başvurmak ihmal edilmemelidir.

İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir